Siemens
27 Siemens çalışanı 220 soru cevapladı.

Şirket Anlatımları

Chief Sustainability Officer
Siemens AG CEO'muz Bay Joe Kaeser 22 Eylül'de NY Times'da Siemens'in 2020 yılına kadar CO2 salınımlarını yarıya indireceğini, 2030 yılı itibariyle de sıfırlayacağını duyurdu.

Bu hedefi 4 ana başlık altında gerçekleştireceğini belirledi. Şimdi bu hedeflere kısaca değinirsek;

Siemens Enerji Verimliliği Programı: Siemens dünya genelinde tüm fabrikalarının enerji verimli olması için € 100 milyon yatıracaktır.

Enerji Dağıtım Sistemleri: Öncelikli olarak kendi alanlarında ürettiği gücün akıllı enerji yönetim teknolojileri ile üretilmesini sağlayacak ve buna ilk olarak Erlangen'deki tesislerinden başlayacak.

Şirket araçları: Siemens'in dünya genelinde 45.000 aracı bulunmakta ve de bu araçlar yılda yaklaşık olarak 300.000 ton CO2 salınımı yapmaktadır. Bunun azaltımı ve de önlenmesi için globalde yeni bir kampnaya başlatılacak ve detayları yakında tüm ülkelere duyurulucaktır.

Yenilenebilir enerjiden üretilmiş temiz elektrik alımı: Yukarıda yapılacak olanlara ek olarak, Siemens'in kendi müşterilerine sağlamış olduğu temiz enerji üreten tesislerden, çevreci elektrik satın alacaktır.

Yukarıda bahsettiğim tüm hedeflerle ilgili olarak da, biz ülkeler de üzerimize düşen sorumluluğu yerine getireceğiz.
Chief Sustainability Officer
Birkaç somut örnek vermeden önce size Sürdürülebilirlik ofisimizin motto ve logosundan bahsetmek isterim.Biz sürdürülebilirliğe en güzel örnek diye düşünerek, Siemens'in tarihi boyunca kullandığı logoları kendi logomuz olarak belirledik. Mottomuzu da Türkiye'de Sürdürülebilirliğe Adanmış 160 yıl olarak belirledik.

Siemens'in Türkiye'ye ilk gelişi, o zamanki Osmanlı İmparatorluğu için 1856, ilk telgraf sistemini kurması ile gerçekleşmiş. 1907 yılında ise Istanbul'da ilk bürosunu açıyor. Yani kısacası 160 yıldır ülkemizin ekonomisine ve de insanlarına hizmet ediyor.
Chief Sustainability Officer
Şirketimiz gerek yaptığı iş gerekse de yönetim felsefesi gereği sürdürülebilirliği iş yapış biçiminin tam ortasına yerleştiriyor. Öyle ki, en son yayınlanan 2015 yılı sürdürülebilirlik raporunda "One Siemens Management Model"i , Financial Framework, Operating System and Corporate Memory ve Sustainability and Citizenship olarak tanımlıyor.

Sektörü yakından takip edenler bileceklerdir, şirketlerin sürdürülebilirlik konularında performansı ölçen DJSI (Dow Jone Sustainability Index) endeksinde Siemens yıllardır en üst sıralarda yer almaktadır.

Globaldeki bu yönetim anlayışı Türkiye'de de benimsenmiş ve bu prensipler ülkemizde yıllardır uygulanmaktadır. Global Sürdürülebilirlik ofisi ile yer aldığımız ortak platformlar bulunmakta ve de oradan gelen yönlendirmelere göre biz de ülkemizde aksiyonlar almaktayız.

Sosyal sorumluluk ve de sürdürülebilirliğe verilen önem Siemens'in Türkiye'de ilk kuruluş yıllarından itibaren devam etmektedir. Geçmişten örnekler vermek gerekirse; şirketimiz yöneticileri ülkemizde kalite derneği KALDER'in kuruluşuna öncü olmuştur ve 1 nolu kalite belgesi Siemens A.Ş'ye aittir.

Bir teknoloji şirketi olmasına rağmen sanata da büyük önem veren şirketimiz 17 yıldır genç yetenekleri desteklemek adına Opera Yarışması düzenlemekte ve başarılı olan gençlerimize yurt dışı burs imkanları vermektedir.

Aslında Siemens'in kendi varlığı sürdülebilirliğe en güzel örnek. Türkiye'de önümüzdeki sene 160.yılımızı kutlayacağız, sürdürülebilirliğin her alt başlığına önem vermeyen bir şirketin bu kadar yıl varlığını sürdürülebilmesi zaten mümkün değil. İsterseniz genel anlamda sürdürülebilirliğin tanımına bakalım ve sonra da Siemens'teki 3P'den bahsedelim. Sürdürülebilirliğin üç boyutu var: Ekonomik, Çevre ve Sosyal.

Ekonomik boyut içinde; sizin o topluma sağladığınız ekonomik değer, etik kurallara uyumunuz, araştırma ve geliştirmeye verilen önem, inovasyon ve teknoloji gibi alt başlıklar yer almaktadır.

Çevre boyutunda ise: çevrenin korunması, yeşil binalar ve hastaneler, C02 ayak iziniz.

Sosyal boyutta ise: en önemlisi insan var, yani çalışanlarımız. Bu kısım çalışan çeşitliliğinden, çevre bilincine, yapılan sosyal sorumluluk ve de gönüllülük faaliyetlerinden, çalışanların sağlığına kadar birçok aktiviteyi içermektedir.

Siemens dünyasında ise biz buna 3P diyoruz yani People, Planet and Profit (İnsan, Gezegen ve Kazanç). Bu da aslında yukarıda benim saydığım ve de tüm akademik ve de iş dünyasındaki tanıma denk geliyor: Sosyal, Çevre ve Ekonomi. Siemens diyor ki "Ben elbette kar amaçlı bir şirketim, bir STK değilim ancak tüm bu ekonomik faaliyetlerimi sürdürürken bunu insanın ve de çevrenin zararı pahasına yapmam". Tüm iş yapış modellerimizde sürdürülebilirliğin tüm alt konuları yer almaktadır.
Order Manager
Bundan 5 sene önce ilk işe başladığım Siemens ile bugün gördüğüm ve bir parçası olarak hissettiğim Siemens arasında çok büyük fark var. Siemens'te işe girmek ve elektrik mühendisi bir kadın olarak enerji sektöründe lider ve çok uluslu bu şirkette görev almak kariyer planımda amaçladığım bir adımdı. Mühendislik anlamında Siemens gerçekten herkesin kendisini geliştirebileceği ve gerçekleştirebileceği bir okul. Aynı zamanda Çeşitlilik Kulübü'ne katıldıktan sonra Siemens'in bir okul olmanın ötesinde aslında ailelerimizden bile çok vakit geçirdiğimiz büyük bir aile olduğunu çok daha fazla hissettim. Siemens kültürünü çok daha iyi anlamama olanak sağladı. İlk öğrendiğim şey, farkındalığın hangi pozisyonda ya da kaç yıldır çalışırsanız çalışın çok önemli olduğuydu. Fark ettiğiniz çeşitlilik (düşünce, bakış açısı, kültür, yorum vb.) çok küçük bile olsa bunu hem sosyal yaşamınıza hem de iş yaşamınıza adapte edebiliyorsunuz. Böylece bu size ve firmanıza sürdürülebilir bir gelişim olanağı sağlıyor. Farklı uluslardan, farklı kültürlerden ve farklı yaş aralıklarından birçok meslekten farklı kişiyle çalışmak, eğer kendinizi kapatmadan algılarınızı açmayı başarabilirseniz çok büyük bir şans. Bunun, bağlılık ve iç motivasyonunuzu sürdürülebilir hale getirmenin en başarılı yollarından biri olduğunu düşünüyorum.
Order Manager
Çeşitlilik Konseyi 2011 yılında çalışmalarına başlamıştır. Bu çalışmalara Towers Watson araştırma şirketi tarafından Siemens genelindeki çeşitlilik algısının ölçümlendiği anketinden çıkan neticeler sonucunda yön verilmiştir. Böylece kadın ve genç konularına odaklanarak başlayan çalışmalar 2013 yılında kulüp konseptine dönüşerek daha geniş bir algı yaratılması ve şirket içinde gönüllülük esaslı çeşitlilik projelerinin gerçekleştirilmesi amaçlanmıştır. Bu kapsamda birbirinden farklı konulara odaklanan Şirket içi Çeşitlilik Algısı Ekibi, Engelsiz Kariyerim Proje Ekibi, Sosyal Sorumluluk Proje Ekibi, İç İletişim Proje Ekibi ve Gelin Tanış Olalım Proje Ekibi çalışmalarına başladı.
Ayrıca bu süreçte 73 yöneticimiz Diversity Workshop' a katılmıştır. Bu yöneticilerimizden 53'ü ile geçtiğimiz sene Şirket İçi Çeşitlilik Algısı Proje Ekibi röportaj yapmıştır. Çıkan sonuçlara göre bu yöneticilerimizin çeşitlilik algısının aşağıdaki oranlarda olduğu saptanmıştır.
%23: Yaş, cinsiyet, ırk, dil, giyim tarzı, vs. ayrımı yapmamak ve herkese eşit davranmak (görünen çeşitlilik)
%77: Farklı/yeni fikirlere, kişiliklere, inanışlara vs. açık ve önyargısız olmak (görünmeyen çeşitlilik)
Diğer yandan aynı yöneticilerimiz Siemens A.Ş. genelinde çeşitlilik algısının %81 oranında kadın ve/veya genç çalışanların varlığının/etkisinin artırılması yönünde olduğunu söylemişlerdir.
Sales Group Manager
Siemens, çalışanları için büyük bir okul gibidir. Çalışanlarını sürekli eğitimler ile desteklemekte ve onların gelişimine önem vermektedir. Örneğin bizim ekibimize yeni katılan arkadaşlara, içinde yer aldıkları bölümlere bağlı olarak 1-6 ay arasında değişen sürelerde teknik eğitimler verilir, bu eğitimlerin bir kısmı için Almanya'ya gönderilirler. Konusunda uzman eğitimciler tarafından çalışanlarımızın en son gelişmeler hakkında güncel kalmalarını sağlıyoruz.
Teknik konularda uzmanlaşabilmenin yanında kişisel gelişim de desteklenmektedir. Teknik eğitimler, kişisel gelişim ve yöneticilik eğitimleri sayesinde çalışanlar hem kendi çalışma alanlarında uzmanlaşıyor, hem de kişisel özelliklerini geliştirme fırsatı yakalıyor.
Sales Group Manager
Siemens'te mühendisliği özetleyecek olursam yüksek standartlar ve uzman ekipler eşliğinde kesin kurallar çerçevesinde, müşteri beklentilerine en iyi cevabı verebilecek çözümlerin üretilmesi ile doğru ve sorunsuz bir şekilde gerçekleştirilmesi diyebiliriz. Bu nedenle Siemens, sunduğu ürün ve çözümler ile müşterilerine herhangi bir sürpriz yaşatmadan onların beklentilerine en iyi şekilde cevap verebilmeyi ve onları memnun edebilmeyi hedeflemektedir.
Siemens'in gençler için ideal bir işveren olmasının başlıca iki sebebi olduğunu düşünüyorum. İlki Siemens'e geldiklerinde karşılaşacakları fırsatlar. Diğer şirketlerdeki arkadaşlarımla karşılaştırdığımda kesinlikle söyleyebilrim ki, Siemens hem bölümler arası hem disiplinler arası rotasyonlar aracılığıyla, iş tanımları ve çalışanlarının yeteneklerini bir araya getiriyor. Buna ek olarak diğer ülkelerdeki Siemens ofislerinde de çalışma şansını elde edebilirsiniz. Bu konuda kendimden de örnek verebilirim. Bu ay içerisinde genel merkezimizdeki global strateji ekibiyle yöneteceğimiz bir proje için iki haftalığına Münih'te olacağım. Uluslarası bir ekipte çalışmanın ve global anlamda Siemens'teki büyük resmi görmenin beni geliştireceğini düşünüyorum.
İkinci sebep ve bence daha önemlisi, gençlere verilen değer. Bu değeri şirket içinde hissedebiliyorsunuz. Bazı şirketlerde olduğu gibi gençlere sadece tecrübesiz gözüyle değil, dijital dünyayı daha iyi tanıyan farklı bir bakış açısına sahip çalışanlar olarak bakılıyor. Ayrıca bir mühendislik ve teknoloji şirketinde çalışmak, yeniliklerle herkesten önce tanışmak ve sadece teknolojiyi kullanan değil, teknolojiyi geliştiren bir yapıyı görmek bizlere heyecan veriyor.
Siemens IT sürekli olarak birçok yenilikçi projeye imza atıyor. Örneğin bizimle en son paylaşılan haberlerden bir tanesi "Smart Storage" (Akıllı Saklama) çözümüdür. Smart storage sayesinde çalışanlar tablet, akıllı telefon ya da PC'lerinden dosyalarına çok hızlı bir şekilde ulaşıp, takımlarındaki diğer kişilerle aynı dosyalar üzerinde farklı lokasyonlardan çalışabilecekler. Bu çözüm, Siemens'in işletim maliyetlerini düşürürken çalışanların ev, kafe ve işyeri gibi farklı lokasyonlardaki çalışma etkinliğini ciddi şekilde arttıracak bir yeniliktir.
Tabii şirkete gelmeden önce genel olarak Alman şirketleri hakkında duyduğunuz şehir efsanelerinden etkileniyorsunuz. Fakat geldiğinizde karşılaştığınız manzara çok farklı. İlk olarak Almanca bilmediğimi söyleyebilirim. Biz disiplini askeriyeden veya katı kuralları olan hocalarımızdan bildiğimiz için aklımızda farklı bir algıyla kodlamışız. Bu nedenle Siemens için sistemli demek daha doğru. Kurumsallığın getirdiği bu sistemliliğin birçok alanda avantajını görüyorsunuz. Bunun yanında Siemens her geçen gün süreçlerini yalınlaştırıyor, karar alma mekanizmasını hızlandırmak için adımlar atıyor. Şirket içerisinde esnek çalışma saatleri, esnek yan haklar gibi uygulamalar da mevcut. Aslında çalışan bağlılığını ve çalışan mutluluğunu önceliklerinin arasına koyan bir şirkette çalışmanın sürekli yeniliklerle karşılaşmanızı sağladığını söyleyebilirim.
Siemens'in sunduğu gelişim ve eğitim fırsatları oldukça fazla. Daha işe başlayalı 1 sene bile geçmemiş olmasına rağmen "İş Yerinde Verimlilik", "İletişim" ve "Yaratıcılık" alanlarında üç eğitim aldım. Bunların her biri 2-3 gün süren, alanında uzman kişilerce verilen profesyonel eğitimler. Fakat bence bu aldığım eğitimlerden ziyade Siemens gibi Türkiye'de 160 yıllık bir geçmişe sahip bir şirkette çalışmanın kariyerinin başında olan gençler için başlıbaşına bir eğitim olduğunu düşünüyorum. Departmanımızın görev tanımı gereği üst yönetim ile yakın çalışmanın da özellikle mesleki gelişimimde katkısının çok büyük olduğunu düşünüyorum.

Sorular